Bizimle İletişime Geçin
Aşağıdaki iletişim bilgileri ile bize ulaşabilirsiniz.
Medipol Bahçelievler Hastanesi: Çobançeşme Mah. Fatih Cd. No:1/8, 34196 Bahçelievler/İstanbul Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi: Acıbadem, Şht. Emin Çölen Sokağı No:18, 34718 Kadıköy/İstanbul
İÇERİK BLOGLARI
21 Ocak 2026
Adaçayı, sakinleştirici ve gevşetici etkileri nedeniyle geleneksel olarak kullanılan aromatik bir bitkidir ve meme ile ilişkili dönemsel hassasiyet veya dolgunluk hissi yaşayan kişiler tarafından doğal destek olarak araştırılmaktadır. İçeriğinde bulunan uçucu yağlar ve fenolik bileşikler sayesinde bazı kişilerde genel stres ve gerginlik algısını azaltabilir. Ancak adaçayı meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Özellikle uzun süreli ve yüksek miktarda kullanımı önerilmez. Hormon duyarlı hastalık öyküsü olanlar, hamileler ve bazı ilaçları kullanan kişiler için uygun olmayabilir. Adaçayı, meme sağlığı açısından yalnızca destekleyici bir beslenme unsuru olarak değerlendirilmelidir.
21 Ocak 2026
Rezene, sindirim sistemi üzerindeki rahatlatıcı etkileri nedeniyle geleneksel olarak kullanılan bitkilerden biridir ve meme ile ilişkili dönemsel hassasiyet ve dolgunluk hissi yaşayan kişiler tarafından doğal destek olarak araştırılmaktadır. İçeriğinde bulunan uçucu yağlar ve flavonoidler sayesinde bazı kişilerde genel rahatlama hissini artırabilir. Ancak rezene meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Etkisi kişiden kişiye değişebilir. Uzun süreli ve yüksek miktarda kullanımı önerilmez. Rezene, meme sağlığı açısından yalnızca destekleyici bir beslenme unsuru olarak değerlendirilmelidir.
20 Ocak 2026
Kişniş, meme ile ilişkili hassasiyet, dolgunluk ve dönemsel rahatsızlıklar yaşayan kişiler tarafından doğal destek olarak araştırılan bitkilerden biridir. İçeriğinde bulunan flavonoidler, polifenoller ve uçucu yağlar sayesinde antioksidan ve hafif sakinleştirici etkilere sahip olabilir. Ancak kişniş meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Bazı kişilerde genel rahatlama hissi oluşturarak meme bölgesinde algılanan rahatsızlığın dolaylı olarak azalmasına katkı sağlayabilir. Uzun süreli ve yüksek miktarda tüketimi önerilmez. Kişniş, meme sağlığı açısından yalnızca destekleyici bir beslenme unsuru olarak değerlendirilmelidir.
20 Ocak 2026
Maydanoz, vücutta ödem, sıvı tutulumu ve dönemsel hassasiyetlerle ilişkilendirilen durumlarda doğal destek olarak sıkça gündeme gelen bir bitkidir. İçeriğinde bulunan flavonoidler, C vitamini ve potasyum sayesinde hafif idrar söktürücü ve ödem azaltıcı etkileri olabileceği bilinmektedir. Ancak maydanoz meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Bazı kişilerde dolaylı bir rahatlama hissi sağlayabilirken, bazı kişilerde hiçbir etki göstermeyebilir. Özellikle uzun süreli ve yüksek miktarda tüketimi önerilmez. Maydanoz, meme sağlığı açısından yalnızca destekleyici bir beslenme unsuru olarak değerlendirilmelidir.
20 Ocak 2026
Dereotu, meme ile ilişkili hassasiyet, dolgunluk ve dönemsel rahatsızlıklar yaşayan kişiler tarafından doğal destek olarak araştırılan bitkilerden biridir. İçeriğinde bulunan flavonoidler, uçucu yağlar ve antioksidan bileşenler sayesinde hafif rahatlatıcı ve gevşetici etkilere sahip olabilir. Ancak dereotu meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Bazı kişilerde dolaylı bir rahatlama sağlayabilirken, bazı kişilerde herhangi bir etki göstermeyebilir. Uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı önerilmez. Dereotu, meme sağlığı açısından ancak destekleyici bir beslenme unsuru olarak değerlendirilmelidir.
19 Ocak 2026
Karnabahar kürü, adet döngüsüyle ilişkili meme ağrısı yaşayan kadınların sıkça araştırdığı beslenme temelli bir destek yöntemidir. Karnabahar, turpgiller grubunda yer alır ve indol-3-karbinol gibi biyolojik aktif maddeler içerir. Bu maddelerin östrojen metabolizması üzerinde dolaylı etkileri olabileceği düşünülmektedir. Ancak karnabahar kürü meme ağrısını tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Bazı kişilerde ağrı ve dolgunluk hissini azaltıcı destek sağlayabilirken, bazı kişilerde herhangi bir etki göstermeyebilir. Fibrokistik meme yapısında da tedavi yerine geçmez. Düzenli takip ve hekim değerlendirmesinin yerini tutmaz.
19 Ocak 2026
Brokoli kürü, özellikle adet döngüsüyle ilişkili meme ağrısı yaşayan kadınlar tarafından sıkça araştırılan doğal bir destek yöntemidir. Brokolinin içerdiği indol-3-karbinol ve sülforafan gibi maddelerin, östrojen metabolizması üzerinde dolaylı etkileri olabileceği düşünülmektedir. Ancak brokoli kürü meme ağrısını tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Bazı kişilerde ağrı ve gerginlik hissini azaltıcı destek sağlayabilirken, bazı kişilerde hiçbir etki göstermeyebilir. Fibrokistik meme yapısında da tedavi yerine geçmez. Düzenli takip ve doktor değerlendirmesinin yerini tutmaz.
8 Ocak 2026
“Meme kanseri öldürür mü?” sorusu, tanı alan birçok kadının ilk anda aklına gelen doğal bir endişedir. Günümüzde bu soruya verilen yanıt çoğu hasta için hayırdır. Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip ile meme kanseri büyük oranda kontrol altına alınabilen, hatta tamamen tedavi edilebilen bir hastalık haline gelmiştir. Meme kanseri tek tip değildir; hastalığın seyri evreye, tümör özelliklerine ve tedaviye erişime bağlıdır. İleri evrede risk artabilir, ancak güncel tedaviler sayesinde birçok hastada uzun ve kaliteli yaşam mümkündür. Meme kanseri artık çaresiz bir hastalık değildir.
25 Aralık 2025
Kanser hastası şeker ya da tatlı yiyebilir mi sorusu, tedavinin evresine göre farklı yanıtlar gerektirir. Kemoterapi sırasında şekerli ve tatlı gıdalar genellikle sınırlandırılmalıdır; çünkü bağışıklık sistemi baskılanır, enfeksiyon riski artabilir, kan şekeri dalgalanmaları ve mide-bağırsak yan etkileri daha sık görülür. Bu dönemde rafine şeker içeren tatlılardan kaçınmak güvenli bir yaklaşımdır. Kemoterapi sonrasında ise aktif yan etkiler azaldığında, kan şekeri dengesi sağlanıyorsa ve eşlik eden hastalıklar dikkate alınarak küçük porsiyonlar ve aralıklı tüketim bazı hastalar için mümkün olabilir. Burada amaç “tamamen yasak” ya da “tamamen serbest” yaklaşımı değil, denge ve bireyselleştirme ilkesidir. Şekerin kanseri doğrudan beslediğine dair yaygın bir inanış olsa da, asıl risk aşırı ve kontrolsüz tüketimdir. Beslenme tercihleri, devam eden tedavi ve olası cerrahi planlarla birlikte bütüncül olarak değerlendirilmelidir.
25 Aralık 2025
Kanser hastası şeker yiyebilir mi sorusunun yanıtı, tedavinin evresine ve hastanın bireysel özelliklerine göre değişir. Kemoterapi sırasında şeker tüketimi genellikle sınırlandırılmalıdır; çünkü bağışıklık baskılanması, enfeksiyon riski, kan şekeri dalgalanmaları ve mide–bağırsak yan etkileri bu dönemde daha belirgindir. Bu nedenle rafine şeker ve yoğun şekerli gıdalardan kaçınmak güvenli bir yaklaşımdır. Kemoterapi sonrasında ise aktif yan etkiler gerilediğinde, kan şekeri kontrolü sağlanıyorsa ve eşlik eden hastalıklar dikkate alınarak küçük porsiyonlar halinde şeker tüketimi bazı hastalarda mümkün olabilir. Önemli olan “tamamen yasak” ya da “serbest” gibi uç yaklaşımlar yerine denge ve bireyselleştirme ilkesini benimsemektir. Şekerin kanseri doğrudan beslediğine dair yaygın bir inanış bulunsa da, asıl risk aşırı tüketim ve metabolik dengesizliklerdir. Beslenme kararları, tedavi planı ve olası cerrahi süreçle birlikte bütüncül olarak değerlendirilmelidir.