Meme kanseri tanısı alan genç kadınlarda fertilite korunması, tedavi sürecinin önemli ancak çoğu zaman göz ardı edilen bir parçasıdır. Kemoterapi ve bazı sistemik tedaviler yumurtalık rezervini olumsuz etkileyebilir ve kalıcı infertilite riski doğurabilir. Bu nedenle tanı anında over (yumurtalık dokusu) dondurma, oosit (yumurta) dondurma ve embriyo dondurma seçeneklerinin değerlendirilmesi gerekir.
Bu yöntemler birbirinin alternatifi gibi görünse de endikasyonları, başarı oranları ve klinik uygunlukları farklıdır. Oosit dondurma, eşi olmayan kadınlarda en sık tercih edilen ve güncel rehberlerde standart kabul edilen yöntemdir. Embriyo dondurma, partneri olan ve çocuk planı net olan hastalarda daha yüksek gebelik oranları sunar. Over dondurma ise zaman kısıtı olan veya hormon uyarımının uygun olmadığı seçilmiş olgularda gündeme gelir. En doğru yaklaşım, kararın meme cerrahı, medikal onkolog ve üreme tıbbı uzmanının birlikte yaptığı hasta bazlı değerlendirme ile verilmesidir.
Kenevir (Cannabis), son yıllarda meme kanseriyle ilişkili aramalarda sıkça gündeme gelen bir bitkidir. Özellikle CBD içeren ürünler, sosyal medyada ve alternatif kaynaklarda meme kanseri için bir “umut” gibi sunulmaktadır. Ancak bilimsel gerçekler bu algıyı desteklememektedir. Kenevirin veya kenevir türevlerinin meme kanserini tedavi ettiğini, iyileştirdiğini ya da hastalığın ilerlemesini durdurduğunu gösteren klinik olarak kanıtlanmış bir veri yoktur. Mevcut çalışmaların büyük bölümü laboratuvar veya hayvan deneyleriyle sınırlıdır ve bu bulguların insanlarda tedaviye karşılık geldiği söylenemez. Kenevir bazı hastalarda ağrı, uyku bozukluğu veya anksiyete gibi semptomların algısını azaltabilir; ancak bu etki kanserin kendisine değil, hastalığa eşlik eden şikâyetlere yöneliktir. Meme kanseri tedavisi cerrahi ve sistemik, kanıta dayalı yöntemlerle yapılır. Kenevir bu tedavilerin yerine geçemez ve ancak hekim kontrolünde, destekleyici amaçla değerlendirilebilir.
Zencefil, antiinflamatuvar ve antioksidan özellikleri nedeniyle genel sağlıkla ilişkilendirilen bir bitkidir ve meme ağrısı ile fibrokistik meme şikâyeti olan kişiler tarafından doğal destek olarak araştırılmaktadır. İçeriğinde bulunan gingerol ve shogaol gibi bileşikler, bazı bireylerde genel inflamasyon algısını etkileyebilir. Ancak zencefil meme ağrısını tedavi etmez, fibrokistleri ortadan kaldırmaz ve meme kanserini iyileştirdiği veya önlediği yönünde klinik olarak kanıtlanmış bir veri yoktur. Meme kanserinin tanı ve tedavisi cerrahi ve sistemik tedaviler gibi kanıta dayalı tıbbi yöntemlerle yapılır. Zencefil bu tedavilerin yerine geçemez. Bu nedenle zencefil, meme sağlığı açısından yalnızca dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam tarzının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Zerdeçal, içeriğinde bulunan kurkumin nedeniyle antioksidan ve antiinflamatuvar özellikleriyle bilinen bir baharattır ve meme sağlığı ile ilgili konularda sıkça gündeme gelmektedir. Laboratuvar ve deneysel çalışmalarda kurkuminin hücresel düzeyde çeşitli biyolojik etkileri araştırılmış olsa da, zerdeçalın meme kanserini tedavi ettiği, iyileştirdiği veya kesin olarak engellediği yönünde klinik olarak kanıtlanmış bir veri bulunmamaktadır. Zerdeçal, bazı kişilerde genel inflamasyon algısını ve iyi olma hâlini destekleyebilir; ancak bu etki tıbbi tedavi anlamına gelmez. Meme kanserinin tanı ve tedavisi cerrahi, kemoterapi, hormonoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve radyoterapi gibi kanıta dayalı yöntemlerle yapılır. Zerdeçal ve benzeri doğal ürünler bu tedavilerin yerine geçemez. Bu nedenle zerdeçal, meme sağlığı açısından yalnızca dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Sarımsak, antioksidan ve antiinflamatuvar özellikleri nedeniyle genel sağlıkla ilişkilendirilen bir besindir ve meme sağlığı konusunda da sıkça merak edilmektedir. İçeriğinde bulunan kükürt bileşikleri hücresel düzeyde araştırılmış olsa da, sarımsağın meme kanserini tedavi ettiği, iyileştirdiği veya engellediği yönünde bilimsel olarak kanıtlanmış bir veri bulunmamaktadır. Sarımsak, meme ile ilişkili hassasiyet veya dolgunluk hissi yaşayan bazı kişilerde genel iyilik hâlini destekleyebilir; ancak bu etki kişiye özgüdür ve tıbbi tedavi anlamına gelmez. Meme kanserinin tanı ve tedavisi cerrahi, kemoterapi, hormonoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve radyoterapi gibi kanıta dayalı yöntemlerle yapılır. Sarımsak ve benzeri besinler bu tedavilerin yerine geçemez. Bu nedenle sarımsak, meme sağlığı açısından yalnızca dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Yeşil çay, antioksidan içeriği nedeniyle genel sağlık açısından sık tüketilen içeceklerden biridir ve meme sağlığı ile ilişkili konularda da destekleyici olarak araştırılmaktadır. İçeriğindeki polifenoller ve kateşinler, bazı kişilerde genel iyi olma hâlini destekleyebilir. Ancak yeşil çay meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Etkisi kişiden kişiye değişebilir. Aşırı tüketim önerilmez. Yeşil çay, meme sağlığı açısından yalnızca dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam tarzının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Primol Oil (Evening Primrose Oil), çuha çiçeği tohumlarından elde edilen ve gama-linolenik asit (GLA) içeren bir besin takviyesidir. Özellikle adet döngüsüyle ilişkili meme hassasiyeti ve dolgunluk hissi yaşayan kişiler tarafından destek amacıyla kullanılmaktadır. GLA’nın prostaglandin metabolizması üzerinden bazı kişilerde hassasiyet algısını azaltabileceği öne sürülse de, bilimsel kanıtlar sınırlıdır ve sonuçlar tutarsızdır. Primol Oil meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı önerilmez. Primol Oil, meme sağlığı açısından yalnızca destekleyici bir takviye olarak değerlendirilmelidir.
Melisa çayı (oğul otu), sakinleştirici ve gevşetici etkileriyle bilinen, geleneksel kullanımda uzun süredir yer alan bitkisel bir içecektir. Stres, anksiyete ve uyku kalitesi ile ilişkili durumların, vücuttaki hassasiyet algısını artırabildiği bilinmektedir. Bu nedenle melisa çayı, meme ile ilişkili dönemsel hassasiyet veya dolgunluk yaşayan kişiler tarafından doğal destek olarak araştırılmaktadır. Ancak melisa çayı meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Etkisi kişiden kişiye değişebilir. Uzun süreli ve yüksek miktarda kullanımı önerilmez. Melisa çayı, meme sağlığı açısından yalnızca destekleyici bir yaşam tarzı unsuru olarak değerlendirilmelidir.
Isırgan otu, ödem ve sıvı tutulumu ile ilişkilendirilen durumlarda geleneksel olarak kullanılan bitkilerden biridir ve meme ile ilişkili dolgunluk veya hassasiyet yaşayan kişiler tarafından doğal destek olarak araştırılmaktadır. İçeriğinde bulunan flavonoidler ve fenolik bileşikler sayesinde hafif antiinflamatuvar ve idrar söktürücü etkiler gösterebilir. Ancak ısırgan otu meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Etkisi kişiden kişiye değişebilir. Uzun süreli ve yüksek miktarda kullanımı önerilmez. Böbrek hastalığı olanlar, kan sulandırıcı ilaç kullananlar ve hamilelik döneminde olanlar için uygun olmayabilir. Isırgan otu, meme sağlığı açısından yalnızca destekleyici bir beslenme unsuru olarak değerlendirilmelidir.
Papatya çayı, sakinleştirici ve gevşetici etkileriyle bilinen, geleneksel kullanımda uzun süredir yer alan bitkisel bir içecektir. Stres, uyku düzensizliği ve genel gerginlik durumlarında tercih edilmektedir. Meme ile ilişkili hassasiyet veya dolgunluk hissi yaşayan kişiler de papatya çayını doğal destek olarak araştırmaktadır. İçeriğinde bulunan apigenin gibi bileşenler sayesinde bazı kişilerde genel rahatlama ve uyku kalitesinde artış sağlayabilir. Ancak papatya çayı meme ile ilgili şikâyetleri tedavi etmez ve altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Uzun süreli ve yüksek miktarda kullanımı önerilmez. Papatya çayı, meme sağlığı açısından yalnızca destekleyici bir yaşam tarzı unsuru olarak değerlendirilmelidir.