Bizimle İletişime Geçin
Aşağıdaki iletişim bilgileri ile bize ulaşabilirsiniz.
Medipol Bahçelievler Hastanesi: Çobançeşme Mah. Fatih Cd. No:1/8, 34196 Bahçelievler/İstanbul Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi: Acıbadem, Şht. Emin Çölen Sokağı No:18, 34718 Kadıköy/İstanbul
Zuska Hastalığı Nedir? Bilimsel Gerçekler
3 Aralık 2025
Zuska Hastalığı Nedir? Bilimsel Gerçekler
Zuska Hastalığı Nedir? Bilimsel Gerçekler
Memenin periareolar enfeksiyonu, tekrarlayan mastit, sigara ile ilişkili subareolar apse ve fistül hastalığı.
Zuska hastalığı nedir?
Zuska hastalığı, kısaca söylemek gerekirse tekrarlayan meme başı altı (subareolar) apse ve fistül hastalığıdır. Tıpta genellikle periduktal mastit / non-puerperal subareolar apse grubunda değerlendirilir. İyi huylu (benign) bir tablo olmasına rağmen hem görünüm hem de ağrı ve akıntı nedeniyle hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde bozabilir.

Tipik olarak şu tabloyla karşımıza çıkar:
• Meme başı çevresinde kızarıklık, şişlik ve ağrı
• Tekrarlayan apse (ısı artışı, hassasiyet, bazen ateş)
• Meme başı yakınında cilde açılan küçük delik(ler) ve bu bölgeden sürekli veya aralıklı irinli akıntı
• Apse boşalsa bile haftalar–aylar içinde tekrar etme eğilimi

Bu durum, süt verme dönemi mastitlerinden farklıdır; non-puerperal mastit grubundadır ve özellikle sigara ile güçlü ilişkisi olan kronik bir inflamatuvar meme hastalığı olarak kabul edilir.
Kimlerde daha sık görülür?
Çalışmalar, Zuska hastalığının çoğunlukla:

Sigara içen
• Genellikle 40’lı yaşlar civarında olan
• Emzirmeyen kadınlarda

görüldüğünü göstermektedir.

Ancak daha genç kadınlarda da izlenebilir ve hatta nadiren erkeklerde bile bildirilmiş olgular mevcuttur. Yani tipik hasta profili sigara kullanan orta yaş kadın olsa da, klinisyen hem yaş hem cinsiyet açısından daha geniş bir yelpazede bu tanıyı akılda tutmalıdır.
Neden olur? (Patofizyoloji)
Zuska hastalığında asıl sorun, meme başı altındaki süt kanallarında gelişen yapısal değişikliktir. Süreç kabaca şu şekilde özetlenebilir:

1. Süt kanallarında skuamöz metaplazi gelişir
Normal kanal epitelinin yerini deriye benzer skuamöz epitel alır. Bu değişiklik, özellikle sigarayla ilişkili kronik irritasyon ve iskeminin bir sonucu olarak düşünülmektedir.

2. Keratin tıkaçları ve kanal tıkanması
Skuamöz epitel keratin üretir. Zamanla bu keratin, kanal içinde tıkaçlar oluşturur. Kanalın tıkanmasıyla birlikte kanal lümeninde salgı ve sekresyonlar birikir, kanal genişler ve duvarı gerilir.

3. Enfeksiyon ve inflamasyon
Tıkanan kanallar bakteri üremesi için uygun bir ortam haline gelir. Çoğu zaman ilk başta stafilokok türü bakteriler, devamında karışık flora ve anaeroblar devreye girerek enflamasyonu derinleştirir.

4. Kanal duvarının yırtılması ve apse oluşumu
Basınç artışı ve inflamasyon sonucu kanal duvarı zayıflar ve yırtılır. Meme başı çevresinde subareolar bölgede apse koleksiyonları oluşur. Bu apseler yüzeye yakın olduğu için ağrılı, kızarık ve şiş bir tabloya yol açar.

5. Fistül ve kronikleşme
Apse tekrar tekrar boşalır, yeniden dolar ve sonunda ciltle bağlantılı bir kronik fistül hattı gelişir. Hastanın meme başı çevresinde, zaman zaman irinli akıntı gelen küçük delikler (fistül ağızları) görülebilir.

Bu döngünün en önemli tetikleyicilerinden birinin sigara kullanımı olduğu düşünülmektedir. Sigara; duktus epitelinde hasar, iskemi ve doku nekrozu yaparak hem inflamasyon hem de metaplazi sürecini hızlandırır.
Zuska hastalığının belirtileri
Zuska hastalığının en sık görülen belirtileri şunlardır:

• Meme başı çevresinde kızarıklık, ısı artışı, şişlik ve hassasiyet
• Ani başlayan, çoğu zaman zonklayıcı tarzda ağrı
• Memede ele gelen hassas kitle (subareolar apse)
• Meme başı yakınında küçük bir delik (fistül ağzı) ve bu delikten irinli, bazen kanlı akıntı
• Zaman zaman ateş, halsizlik ve genel hastalık hissi
• Apse boşalsa bile haftalar–aylar içinde şikâyetlerin tekrarlaması

Hastalık kronikleştiğinde meme başı çevresinde ciltte çekinti, renk değişikliği, fibrozis ve şekil bozukluğu da görülebilir. Bu nedenle pek çok hasta, memede kitle ve cilt değişikliği fark ettiğinde doğal olarak “acaba kanser miyim?” endişesiyle başvurur.
Tanı nasıl konur?
Tanıda temel amaç iki noktadır:

• Enfeksiyonun kaynağını ve yaygınlığını görmek
• Meme kanserinden ayırt etmek

Bu nedenle birden fazla yöntem birlikte kullanılır:

Fizik muayene
Kitle, apse, fistül ve akıntı ayrıntılı olarak değerlendirilir. Meme başı ve periareolar bölgedeki deformiteler, eşlik eden cilt değişiklikleri not edilir.

Ultrasonografi (USG)
İlk tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Apse koleksiyonu, genişlemiş kanallar, inflamatuvar dokular ve fistül hattı hakkında bilgi verir.

Mamografi (MMG) ve gerekirse meme MR’ı
Özellikle 40 yaş üzeri kadınlarda ve kanser şüphesi uyandıran bulgular varlığında önemlidir. Periareolar bölgedeki asimetriler, yapısal değişiklikler ve eşlik eden patolojiler değerlendirilebilir.

Kültür ve mikrobiyolojik inceleme
Apse drenajı sırasında alınan materyalin kültürü, uygun antibiyotik seçimi için yol göstericidir.

Patolojik inceleme (biyopsi / eksizyon materyali)
Özellikle tedaviye rağmen düzelmeyen, atipik seyreden veya görüntülemede şüpheli alanlar içeren olgularda mutlaka histopatolojik değerlendirme yapılmalıdır. Amaç, altta yatan bir maligniteyi tamamen dışlamaktır.
Zuska hastalığında tedavi
Tedavi yaklaşımı iki ana basamakta düşünülebilir: önce akut enfeksiyonun kontrolü, ardından kalıcı / definitif tedavi. Ayrıca yaşam tarzı ve risk faktörlerinin düzeltilmesi de uzun dönem başarı için kritik öneme sahiptir.
1. Akut dönemde tedavi
Antibiyotik tedavisi
Başlangıçta genellikle geniş spektrumlu antibiyotikler tercih edilir; kültür ve antibiyogram sonuçlarına göre tedavi daraltılır veya değiştirilir. Amaç, akut enfeksiyonu kontrol altına almak ve apsenin yayılmasını önlemektir.

Apse drenajı
Apse varlığında mutlaka boşaltılması gerekir. Bu, ultrason eşliğinde iğne aspirasyonu ile veya küçük bir insizyonla yapılabilir. Doğru ve yeterli drenaj, hem ağrının hızla azalmasını sağlar hem de antibiyotik tedavisinin etkinliğini artırır.

Bu yaklaşım akut şikâyetleri belirgin olarak hafifletse de tek başına hastalığı tamamen çözmeyebilir. Özellikle altta yatan duktal patoloji düzeltilmezse nüks sık görülen bir durumdur.
2. Kesin (definitif) tedavi
Literatür ve klinik deneyim, Zuska hastalığında kalıcı çözüm için çoğu zaman cerrahi girişim gerektiğini göstermektedir. Cerrahinin temel hedefi, hem enfekte / metaplazik duktusları ve fistül hattını tamamen çıkarmak, hem de kozmetik olarak kabul edilebilir bir sonuç elde etmektir.

Uygulanan cerrahi yöntemler arasında:
• Etkilenen subareolar duktusların eksizyonu (subareolar duktus eksizyonu)
• Fistül hattının tamamen çıkarılması (fistülektomi)
• Geniş cerrahi eksizyon ve gerektiğinde dermo-glandüler flep ile rekonstrüksiyon

Cerrahi planlama yapılırken memenin şekli, lezyonun yaygınlığı, ciltteki deformite ve hastanın kozmetik beklentisi birlikte değerlendirilir. Uygun seçilmiş hastalarda bu yaklaşım, uzun dönem nüks riskini belirgin şekilde düşürebilir.
3. Yaşam tarzı ve risk faktörlerinin düzeltilmesi
Zuska hastalığında en önemli risk faktörlerinden biri sigara kullanımıdır. Bu nedenle:

• Sigaranın tamamen bırakılması, nüks riskini azaltmada kritik öneme sahiptir.
• Mevcut diyabet gibi ek sistemik hastalıklar iyi kontrol edilmelidir.
• Lokal hijyen ve yara bakımı konusunda hastaya ayrıntılı eğitim verilmelidir.

Cerrahi tedavinin yanına sigara bırakma ve sistemik hastalık kontrolü de eklendiğinde, uzun dönem sonuçlar çok daha yüz güldürücü olmaktadır.
Hastalık tekrarlar mı?
Ne yazık ki Zuska hastalığı tekrarlamaya eğilimli bir tablodur. Sadece antibiyotik ve basit drenaj yapılan olgularda nüks oranı yüksektir. Bu nedenle:

• Uygun zamanda planlanan cerrahi eksizyon
• Sigaranın bırakılması
• Düzenli klinik ve görüntüleme takibi

uzun dönem başarı için gereklidir. Son yıllardaki seriler, uygun cerrahi ve risk faktörlerinin kontrolü ile nüks oranlarının belirgin şekilde düştüğünü bildirmektedir.
Zuska hastalığı kanser midir?
Hayır, Zuska hastalığı iyi huylu (benign) bir inflamatuvar hastalıktır. Ancak klinik ve görüntüleme bulguları, özellikle de cilt çekintisi, memede kitle ve periareolar deformiteler nedeniyle, meme kanserini taklit edebilir.

Bu nedenle tanı sürecinde çoğu zaman:
• Ayrıntılı klinik muayene
• Uygun yaşa göre mamografi, ultrason ve gerektiğinde meme MR’ı
• Histopatolojik inceleme

ile altta yatan bir malignite olup olmadığı mutlaka değerlendirilir. Kanser dışlandıktan sonra, hastaya Zuska hastalığının benign fakat kronik ve nüks edebilen bir inflamatuvar hastalık olduğu açıklanmalıdır.
Zuska hastalığı
Zuska hastalığı nedir
periduktal mastit
non-puerperal mastit
subareolar apse
periareolar enfeksiyon
periareolar mastit
meme başı çevresi apse
tekrarlayan meme apsesi
meme fistülü
sigara ve meme enfeksiyonu
sigara ile ilişkili mastit
mastit emzirmeyen kadında
memede apse ve akıntı
memede fistül
memede iltihap
periduktal mastit tedavisi
Zuska cerrahi tedavi
duktus eksizyonu
memede apse kanser midir
meme kanseri ile karışan mastit
Zuska hastalığı sigara
meme başı altı apse
periareolar inflamasyon
Yorum bırakın
TÜM YORUMLAR (0)
Henüz yorum eklenmemiş